Sinopsis

Elli yaşlarındaki Ayşe yirmi yıldır kağıt toplayıcısıdır. Erkeksi görüntüsünün altında kadın olmayı seçmiş, gençken bir dönem hayatını travesti olarak kazanmıştır. Çöplerden kazandığı parayı hayır kurumları, camilere ve Mehmetçik Vakfı’na bağışlar, bu yüzden kendisine ‘Aziz’ lakabı takılmıştır.
Yıllar önce metruk bir binayı işgal ederek sokakta kalmaktan kurtulmuş, ama kendisini komşularının evini ele geçirmek istediği ve gözetlendiği düşüncesinden kurtaramamıştır.
Mobese kameralarının durmaksızın gözetlediği İstanbul’da, 30 yaşlarında güzel bir kadın olan Elif, özel yaşamı sürekli dikizleyen bir medya kuruluşunda çalışmaktadır. Erkek arkadaşı Murat, ABD’de okumuş, Türkiye’de soluğunu bulamamış bir müzisyendir. Elif de Murat da kendilerini arayıp bulamadıkları ve birbirlerini anlamakta zorlandıkları bir dönemden geçmektedir.
Elif tesadüfen Ayşe ile tanışır. Ayşe’nin kişiliği, kadın yanıyla barışıklığı ve cesaretinden çok etkilenip bir belgesel çekmeye başlar. Murat, Elif’in değişimini ilişkilerine bir tehdit olarak algılar. Onun kendisine karşı azalan ilgisini canlandırmak için bir konser teklifi aldığı yalanını söyler. Ama Elif, Ayşe ve belgesel sürecinde tanıdığı travestilerin etkisiyle, başka bir kadın olduğunu hissetmeye başlamıştır. Yeni duygu ve düşünceleriyle Murat’tan iyice uzaklaşır ve onu terk eder. Garip bir tesadüfle Murat’ın söylediği yalan gerçek olur ve bir konser teklifi alır. Ayşe’nin yarattığı etki herkeste bir değişim tetiklemektedir.
Öte yandan Elif, Ayşe’nin yaşadığı bu sahipsiz evin kendisine verilmesini sağlar. Böylece Ayşe işgal ettiği yerde yaşam boyu oturma hakkı kazanır. Ayşe, bu hakla hep tehdit altında hissettiği komşularından kurtulur. Bir süre gözetlenmeden, sıradan ve paranoyasız yaşadıktan sonra bir gün, parlak turuncu şov elbisesini giyerek sokağa döner. Evin anahtarını ise mahalleye bırakır.